Bir zamanlar aradığım bir şeyi bulamadığımda suçu Google'a atardım. "Yok işte, internette bu bilgi yok" derdim. Sonra fark ettim ki sorun arama motorunda değil, benim ona ne sorduğumdaydı. Aynı bilgiyi bulan biriyle aramdaki tek fark, onun iki kelime yerine bir operatör yazmasıydı.
Aşağıda anlatacağım google arama teknikleri, yıllar içinde iş için, merak için, bazen de sadece kaybettiğim bir PDF'i bulmak için denediğim yöntemler. Hepsini bir çırpıda ezberlemenize gerek yok; bir haftada iki tanesini alışkanlık haline getirseniz bile fark hissedilir.
Google'ın arama kutusu aslında küçük bir komut satırı gibi çalışıyor. Yazdığınız kelimelerin arasına yerleştirdiğiniz birkaç işaret, sonuçları on binlerce sayfadan on beş sayfaya indirebiliyor.
En çok kullandığım şey bu. Bir cümleyi tırnak içine aldığınızda Google onu bölmüyor, tam olarak o sırayla arıyor. Örneğin "disk kullanımı yüzde 100" yazdığımda, kelimeleri ayrı ayrı geçen sayfalar listeden düşüyor.
Bu yöntem özellikle hata mesajlarında hayat kurtarıyor. Ekranda gördüğüm hatayı olduğu gibi tırnak içine alıp aratıyorum; genellikle aynı hatayı yaşamış birinin forum başlığına ilk sayfada denk geliyorum. Bilgisayar yavaşlığıyla uğraşırken de aynı mantığı kullanıyorum, sitedeki bilgisayar hızlandırma rehberindeki adımları uygulamadan önce hatanın tam metnini aratmak bana zaman kazandırıyor.
Üç tanesini ayrı ayrı anlatmak yerine bir tabloda toplamak daha net olur:
| Operatör | Örnek | Ne yapar |
|---|---|---|
| site: | site:practecology.co.uk wi-fi | Sadece belirtilen sitenin içinde arar |
| filetype: | bütçe şablonu filetype:xlsx | Belirli dosya türünü getirir (pdf, docx, xlsx…) |
| - (eksi) | jaguar -araba | İstemediğiniz kelimeyi sonuçlardan çıkarır |
| * | "nasıl * kurulur" | Boşluğa gelebilecek her kelimeyi dener |
| OR | ssd OR hdd ömrü | İki alternatiften birini içeren sonuçlar |
site: benim favorim. Bir sitenin kendi arama kutusu genelde berbat çalışır; ben o siteyi Google üzerinden aratıyorum. filetype: ise sunum, şablon, kılavuz ararken işe yarıyor. Eksi işaretini de bir markanın adı başka bir şeyle karıştığında kullanıyorum.
Fiyat veya sayı aralığı ararken iki nokta işe yarıyor: dizüstü bilgisayar 10000..15000 TL gibi. Ayrıca sonuç sayfasında "Araçlar" bölümünden zaman filtresi seçmek, özellikle yazılım konularında eski ve artık geçersiz tavsiyeleri elemenin en hızlı yolu. Bir yıl önceki menü ekranını anlatan bir yazı bugün sizi yanlış yere götürebiliyor; güncellemelerin ne kadar hızlı değiştiğini yazılım güncellemeleri konusuna bakanlar bilir.
Operatörleri bilmek yarısı. Diğer yarısı, aradığınız şeyi nasıl formüle ettiğinizle ilgili. Burada işin biraz zanaat tarafı var.
Yıllarca "telefonumun pili neden çabuk bitiyor" gibi cümleler yazdım. Şimdi cevabın hangi kelimelerle yazılmış olabileceğini düşünüyorum: arka plan uygulama yenileme pil tüketimi kapatma. Çünkü Google, sorumu değil, sayfalardaki metni eşleştiriyor. Cevabın kelimelerini kullanmak sonuçları belirgin biçimde iyileştiriyor. Pil ömrüyle ilgili sitedeki yazıya da tam bu şekilde aramalar yaparken ulaşmıştım.
Karmaşık bir aramaya asla tek hamlede girmiyorum. Sırayla şöyle yapıyorum:
Bu dört adım, "hiçbir şey bulamıyorum" hissini büyük ölçüde ortadan kaldırıyor.
Bulmak yeterli değil, bulduğuna güvenmek de gerekiyor. Ben şunlara bakıyorum: sayfanın tarihi, anlatılan ekranın bugünkü arayüzle uyuşup uyuşmadığı, yazının bir şey satmaya mı çalıştığı. Özellikle "şu programı indir, her şeyi düzeltir" diyen sayfalara temkinli yaklaşıyorum; kötü amaçlı yazılım genelde tam böyle sayfalardan bulaşıyor. Aynı şekilde arama sonucundan gittiğim bir sayfa şifre ya da e-posta bilgisi istiyorsa, adres çubuğunu iki kez okumadan hiçbir şey yazmıyorum.
Bir de şu var: sürekli aynı alanda arama yapıyorsanız, arama ayarlarınızı bir kez düzenlemek uzun vadede kazanç. Dil tercihi, sayfa başına sonuç sayısı, SafeSearch gibi ayarlar sitedeki Google ayarlarını kişiselleştirme yazısında anlattığım yerden yönetiliyor.
Kötü sonuçların ç